Såsom i en spegel

Såsom i en spegel

Так ужасно видеть собственное смятение и понимать его.
İnsanın kendi karmaşasını görüp anlaması ne korkunç bir şey.

Ingmar Bergman, Såsom i en spegel (1961)

Såsom i en spegel (1961)

Såsom i en spegel (1961)

Мы рисуем вокруг себя магические круги, чтобы ничто не вмешивалось в наши тайные игры. Но если жизнь вторгается в этот круг, игра выходит из под контроля. Приходится рисовать новый круг, выстраивать новые защиты.
– Бедный папа.
– Бедный папа. Тебе так тяжело жить в реальном мире.

-İnsan kendi çevresine büyülü bir çember çizer ve kendi gizli oyunlarına uymayan her şeyi dışarıda bırakır. Yaşamın bu çemberi bozduğu her an oyunlar grileşir, küçülür ve gülünç bir hale gelir. O zaman insan hemen yeni bir çember çizer ve koruma alanı oluşturur.
– Zavallı babacığım.
– Evet. Gerçekliğin içinde yaşamak zorunda olan zavallı baban.

Ingmar Bergman, Såsom i en spegel (1961)

Sidik İçinde Bırakacağım Sizi

Ölüm işimi bitiremeyecek benim ve kayıp cenazeme kimse çıplak omuzlarını göstermek istemeyecek.
Size ait olmayan bir zevkte ya da kederde birleşemezsiniz çünkü,
size ait olmayan bir tabuta hafiflik gösteremeyeceğiniz gibi.
Sonsuz bilincin çocuğuyum ben.
Ne Habil’in katiliyim ne de Kabil’in kurbanı
ne kutsalım ne lanetli
ne budalayım ne de erdemli.
Mezar kapağımı kaldırırsa aranızdan bir ölü-sevici,
ne aşkı melekleştirir esinimi;
ne de küfrü affettirir gecemi.
Ben
sonsuz bilinciyim
Tanrı’nın
zindanında zincirli.

Batur Münevver, Bağışlanmış Biri

Şapkasında ölü tavşanlar tanrının

bir kadın yastığını ıslattığında
evinden cenaze çıkmış kadar üzülür cevabını verdi
nazik bir adam
o gün gördüm cenaze olmanın karanlığını

serçenin sessiz bedenine uzandığı gün Virginia
ben de bir serçeyi gömdüm otobüs durağının arkasına
kıştı, kuş gribiydi, üşümekti, ne mene şeydi
bir gündü, toprağa dokunmanın yasak olduğu
-dokundum rutinine saatlerin, durdum
bağır taşı zaman kırdı-

masal değil bu bir gerçek
felçli babalar, öfkeli anneler diyarında
Alice de ağlıyor, Pollyanna da
siz güçlü kahramanlarsınız yapmayın dedim
bana mezarlarını gösterdiler göğüslerini yırtıp
yağmur yağmazsa, kim sulayacak umutlu bebe çiçeklerini

bugün de gördüm cenaze olmanın karanlığını
girdi koluma, ne olur kızma bana derken Azrail
hazır bir reçete tutuştururken soğuktan buruşmuş elime
yok ki hiçbir gidişin debdebeli dönüşü
öğren, işe yaramamaya yarar ancak şu hayat

Neslihan Yalman